Thursday, 20 September 2012



                               MY AUNTIE AND MY GRANDMA  !!!








                          ve moda show nasil yapilirmis herkes gorsun:))

Teyze ve ananne ile ilk defa bizim evde bir araya geldik, bundan daha keyifli baska bir sey olamazdi, Teyzen cok fazla kalamasada burda oldugu gunlerin doya doya tadini cikarttik. Cok sanslisinki seni cok mu ama cok seven birtanecik teyzen var hatta teyzeden de ote anne yarin,,,




                                    SUMMER  HOLIDAY ....



                               Park keyfimiz..
                             

                               Benim olan senindir ayicik:)


                                Sahra ablam bana cok iyi bakti,,


                                 Ben hazirim yuzmeye...


                                 


                   yemek yemeyen bir cocuk ve bu koca porsyon kebab i bitiren bir cocuk:)


Hayatimizin rutinin den cikip uzunca bir sure Istanbulda kalmak hem bana hemde sana cok iyi geliyor, Bazen biri bizim icin birsey yapar; biz onu gorunce, ona dokununca, ona ulasinca, icimizi mutluluk kaplar. Hani yapilan seyden daha buyuktur dusunulmus olmak, iste biz her Istanbula gittigimizde bunu hissettirilme sansina sahip oluyoruz, O yuzden burdan ailemize cok ama cok tesekkurler ediyoruz hep bizim yanimizda odluklari icin,
Artik her istedigini anlatabilir hale geldin, tam cumle kuramasanda 4-5 kelimeyi bir araya getirebiliyorsun. Seninle beraber yaptigimiz egitimsel oyun larimizin cok faydasini goruyoruz, Butun yazi yuzerek gecirdin ve geri dondugumuzde seni 3-4 gun kuvetden disari cikartmakda bayagi zorlandik, havuz dan geri cikabilme cabalarimiza hic deginmiyorum bitanem:))
Kormak kelimesini ogrendiginden beri surekli korkuyorum diyorsun, Gerci bu kelimeyi ogrenme anin unutulcak gibi degildi, Istanbul a gittigimizin 4. gunu dusmen ve cenenin yarilmasi ile yedigin 3 dikis sana bu kelimeyi cok aci bir sekilde ogretti. Umarim bu kaos un icinden kisa bir sure de kurtuluruz.
Hala bazi takintilarindan kurtulamadin zaten biz bunlari ya yasinin verdigi  ozellik yada karakter ozelligin olarak nitelendiriyoruz, Su an sadece bekliyoruz bakalim zamanla ne olacak. Isik aciksa kapanacak kapali ise acilacak, kapi aciksa kapanacak kapali ise acilacak v.s. Soylede bir gercek  var bu takintilar sonmeye basladi bile cunku yapma oglum birak oyle kalsin dedigimde beni dinliyorsun, Bu buyuk bir yol kat ettik anlamina geliyor,
Geri dondugumuzden beri herkesin ismini sayiklayip bugun o gelicek yada bu gelicek diyorsun, bende onlar uzakdalar su anda uyuyorlar diyorum sana, Su an cok kucuksun bazi seyleri anliyamiyorsun ama ileride daha iyi anlatabilecek vede anlayabileceksin.
Canim  benim senin icinde benim icinde cok guzel bir yazi daha geride biraktik gerci baba bizim ile beraber olsaydi hersey cok daha guzel olurdu ama belki seneye yaza o da olur kim bilir...


                                Teyzelerinin veda buse si:((




                                Beckenham Montessori Pre-school




13 Eylul itibari ile okul hayatimiz yavas yavas basladi, Su anda haftada 3 sabah gidiyoruz ama 3 yasina girdikden sonra 5 gune cikacak tabiki Miss Martina bize daha fazla gun verirse:)) cok ciddi bir mudur eminimki onu sende unutmamis olacaksin bu blog u okurken,

Ilk gun 1.5 saat aglamissin, ikinci gun 10 dakika ve ucuncu gunden itibaren aglamaya son verdin ve beni guzelce ugurlamaya basladin, Ogretmenin sinifa cok guzel bir sekilde uyum sagladigini soyluyor, Bu cok sevindirici benim icin, en azindan bu sinifta mutlu odugunu gosteriyor. Ilk fransizca kelimeni de ogrendin bu arada "Bonjour"..


                              Bu siniftakki ilk sahane sanat eserin...

Annecim bu okulda cok seyler ogrenecegine inaniyorum bunun dogru oldugunu zamanla hepimiz gorucegiz ve sende bunu bize hissettireceksin, Ebeveynlerin olarak biz sana belli bir yere kadar faydali oluyoruz ama ogretmenlerinin destegini de alarak hayatda daha da basarili olacaksin,

Bitanem hayat bazen zor gelebiliyor ama bir anne-baba icin tek bir kural var degismeyen "hepsi geciyor" geriye fotograflardaki anilar kaliyor gulumseyerek baktigimiz, yer yer gozlerimizin doldugu. Sen bizim icin hayatimizdaki en buyuk anlamsin bunu sakin unutma,,,

Wednesday, 16 May 2012


                                   Are we a good Mum and Dad?




Arada bir bu soruyu soruyoruz kendimize. Bu muhabbetimiz genelde senin ile gecirdigimiz zor gunun yada cok iyi bir gunun arkasindan oluyor nedense. Demir`im su an da tam 2.5 yasinda olmasanda tam 2.5 yas cocugunun ozelliklerini tasiyorsun.Inatci, bagimsizligina duskun, herseyi kendi liderliginde yapmak isteyen(tamamen bizim dediklerimizin aksine davranislar), hircin ama cok mu cok tatli olabilmeyi de bu saydiklarimin yaninda hediye paketi gibi sunabilen cocuksun. Ornegin disari ciktigimizda elimi tutmak istememen kulak cinlatacak sekilde bagirip buna isyan etmen, parka gittigimizde salincaklara dikkat etmemiz gereken yerde senin isik hizi ile salincagin onune firlaman benim kalbimi yerinden cikartiyor. Senin cocuk olmandan dolayi algilayamadigin bir suru tehlike var ve ben bu yuzden bazen kendimi pervane gibi hissediyorum.

Bu anlattiklarim muhakkak tanidik gelmistir cocuk yetistiren herkese ve bu listeye bir cok sey eklenebilir:)) Surekli hazir kita beklemek insani daraltiyor ve zamanla her yere degil seninle nerede rahat edebiliyorsak oralara gider hale geliyoruz. Boyle sen sag biz salim oluyoruz annecim.

Bu arada netde bu konu ile arastirma  yaparken soyle birsey ogrendim. Bu durumdaki ailelere turkiyede helikopter anne-baba diyorlarmis. Bunun ile ilgili soylede kisa bir not ilistiriyorum:


"Helikopter anne-babalar, 21. yüzyılın başlarında, çocuklarına aşırı ilgi ve yakınlık gösteren, onların deneyimleri, problemleri ve zaman zaman da eğitim durumları ile aşırı ilgilenen anne babalara günlük dilde verilen addır. Bu anne babalar zaman zaman çocuklarının istediklerinin tam tersini yaparlar. Tıpkı helikopter gibi devamlı gözetleyen ve adım adım takip eden oldukları için onlara bu isim konulmuştur. Çocuklarının onlara ihtiyaç duyup duymamasını önemsemeden sürekli çocuklarının yakınlarında bekleyip dururlar ve çok nadir yakınlarından-yanlarından ayrılırlar.
Acaba çocuk ne zaman yürür veya konuşur? Ne zaman yazı yazar, okur, tek başına oyun oynar ve altına bez bağlanmadan gider oturağına oturur. Hepsi biyolojimizle ilgili değil midir? Yanıtı tabiî ki zamanı gelince. Ve bizler bunların genelden erken olmasına sevinir ve bir daha önceki seviyeye geri dönmek istemeyiz. Hatta çocuğun unutması neyse de biz bile unuturuz altına bez bağlandığını. Önceki hali bir masal gibi anlatılır uzak bir anı gibi. Artık meme emmiyordur, hatta biberon bile kullanmıyordur. Bizimle birlikte masaya oturmuş kaşığı tutmayı öğreniyordur.
Helikopter ebeveynler çocuklarının başlarına gelebilecek zarar verici bir olayı engellemek için ellerinden geleni yaparlar. Bütün engelleri yok eden anne-babalar çocuklarının hatalarından bir şeyler öğrenme fırsatını alırlar. Aslında kendi geçmişlerine dönüp baktıklarında göreceklerdir ki en kalıcı öğrenimleri bu deneyimler sayesinde olmuştur. Bunları sanki yapılmış hatalar olarak da anlatma eğilimine de girebilirler “ana-babamızın, büyüklerimizin sözlerinden çıkmasaydık keşke onları dinleseydik” şeklindeki telkinlerle çocuklarının da kendilerinin sözlerinden çıkmamalarını da isterler."

Iste disaridaki bizler:)) Annecim ben seni gerektigi yerlerde birakip istedigini yapmana izin veriyorum cunku seni cok iyi taniyorum. Nerde ne yapacagini sen isleme koymadan anlayabiliyorum. Sayende expert oldum:))

Nursery`e gitmeye basladigindan beri seni sokakdan, parkdan bizim ile geri gelmene ikna etmemiz nerdeyse sifir. Cunku sen seni nursey`e biraktigimi dusunup bana bye bye yapip el salliyorsun. Sanki seni sonra gelip oradan alacagimi dusunuyorsun. Bu arada senin nursery`de bulunmakdan ve kendini orada guvende hissettigini daha da iyi anlamis oluyorum. (seni istemedigin bir yerde tutmak mumkun olmaz zaten).  Zamanla yukarida yazdiklarimi asacagiz bugune kadar olanlari astigimiz gibi. Kelime hazinen gelistikce birbirimizi daha iyi anliyoruz. Bu arada sana turkce yerine ingilizceyi ogretseydik simdiye kadar bulbul olurdun herhalde. 2 ayda okulda bayagi bir kelime ogrendin minigim. Sana otur diyorum  senden gelen tepki:MUMY SITDOWN. saniyede kiyaslama...
Fiziksel becerilerin herzaman oldugu gibi supper. Evde tamirat islerine bayiliyorsun. Sana gecen gun annanne`nin yatagini kurarken baba ile beraber gosterdigin performans dan sonra gidip tool set aldik. Eline matkap`i alip birde ses taklidini yaparak sozum ona duvari deliyorsun. eeee bazen bam bam vuruslarin rahatsiz edici olsa da en azindan oyuncak ile mesgul olmayi ogrendi nihayet deyip geciyoruz. Bu arada gitar`ina vede mikrofonuna  olan ilgini atlamamaliyim.
Annecim uzun lafin kisasi muhabbetlerimizin sonunda baba ile biz elimizden geleni senin icin en iyisini yapmaya calisiyoruz diyoruz, umarim iftahar edebilecegin bir ailen oluruz...

Wednesday, 28 March 2012



MY FIRST PROPER HAIR CUT....



Saclarimiza sekil verme zamanimiz gelmis ve gecmisti bile. Demir de buyudugune gore babasi ile beraber berbere gidip, o koltuga oturabilirdi. Bugune kadar evde saclarini tabiri caiz ise ucundan ucundan kirpiyordum ama artik beni asmisti olay. Acil profosyonel mudehalesi gerekiyordu yoksa saclar papaz sekilde devam edemiyecektik artik:))) Buyuk adam gibi oturdu koltuga hic gik cikarmadi, buyuk merak ile bekledi ne olucak diye (aslinda ne yapilacagini biliyordu, cunku o koltuga bilmis bir eda ile oturdu benim akilli oglum). Guzelde bir bayan kesti ilk saclarini, buyuk ihtimal ile kiza kur yapiyordu da ondan mazlut mazlut oturdu:)) Sac kesiminin arkasindan hani benim kafa ve omuz masajim der gibi bakislari vardi ablasina. Yeni saclarimizdan cok memnunuz, o andan itibaren gozlerim artik baska Demir goruyor sanki, buyuk bir adam gibi oldu, ne yaptigini daha iyi bilen ve artik kesinlikle bebek olmayan bir Demir var karsimda... Askim benim ne cabuk buyuyorsun sennn... 

SICK OF BEING SICK!!!



Demir Mart ayini hep hasta olarak gecirdi ve tam anlamiylada iyilesmis sayilmaz, hala arada sirada atesi cikiyor. Kulak iltihabi, soguk alginligi, oksuruk, kok disleri ve ates. Gorende zanneder biz bu cocugu karda kisda disarida biraktik. Herkesi surunduren mikrop bizim yakamizida birakmadi. Ortalikda gezinen illet virusun disinda demirin nursery`e baslamasida etken oldu bu hastaliklara aslinda. Vucudu daha once tanismadigi milyonlarca yeni viruslerle tanisiyor ve dogal olarak savasmakda gucluk cekiyor ve onlara yeniliyor. Boyle boyle vucudu mikroplara karsi direnc kazanacak zamanla. Konustugum kisilerin dedigine gore biz bugunleri bayagi bayagi hasta olarak gecirecekmisiz:(( Okula alismalari bayagi zaman aliyormus saglik acisindan. Tabiki orada anne gibi pesinden kosturan yok, e birde ev ortami gibi temiz degil, nihayetinde bir oyuncaga kac tane cocuk dokunuyor isiriyor felan filan.... ama alisacak baska caresi yokk:)) Surekli atesini olcmekden boylelikle ATES ATES demeyide ogrendi yavrucak. Demir`i dogdugu gunden beri ilk defa nakaut oldugunu gordum ve inanamadim gozlerime, korktum bir an acaba cocuk da devre disi birseylermi oldu diye, yani onun hareketliligi ne ates ne hastalik dinledi bu zamana kadar. Normalde cocuklar hastalaninca bir kose ye cekilir ve sakin sakin hastaligini atlatmayi bekler, ne bileyim ben oyle gunleri demir`de hic gormedigim icin cok panikledim dogrusu. Ilahsiz 6 gun uykusuz kaldim ve teyyare gibi ortalikda dolandim. Dedim ki evde hareket olsun ama hastalik olmasin, kimse hastalanmasin herkes saglikli mutlu yasasin gitsin hatta Demir duvara tirmansin ama hasta olmasin (yani bunu bile dedim dusunun). 
Bugun nursery`e biraktim ilk defa o aglamadan ayrilicam zannetti yanindan ama son saniye anne anne diye haykirmaya basladi. Daha alisamadi anne den ayrilmaya gerci ben kapidan cikdikdan sonra umrunda bile olmuyordur, hani sadece annelere duygu somurusu yapmak, beni buraya birakiyorsuna ama son saniyeyi dusun ve kendini kotu hisset butun gun haaahhaaa (demirim hicde oyle hissetmiyorum bitanem ne yalan soyluyeyim:))     Gerci eve geldikden sonra butun gunun acisini iyi aliyor benden, yuzumu yikamaya bile gidemiyorum onsuz evin icinde, sanki banyo nun camindan anne atlayip kacacak. O derece agliyor eger kapiyi onu yanima almadan kapatirsam. Cok alem benim bu Demir cookkk... ama seviyorummm onu cokkk

Tuesday, 27 March 2012

                                          I LOVE READING:)))






Annem gazetesini yanlislikla masada unutmusss ve odadan disariya cikmisss "bende okumayi cok seviyorum ama bu gazeteleride cok buyuk yapiyorlar elime avucuma sigmiyorrr, boyle kucuk parcalara bolunce okunmasi daha kolay oluyor:))"  
Demirim sesin cikmayinca birseyler yaptigin o kadar belli oluyorki, iste eserin annecim. Kendin sevmedigin gibi baskalarininda birseyler okumasina da izin vermiyorsun. Su siralar buyuk bir degisiklik var kitaplarini yirtmayi biraktin, en azindan 40-50 saniye sana kitap okuyabiliyorum yada sen elini kitaba suruyorsun. Hatta dun aksam ilk defa kitaplarini dolapdan cikartmami istedin, bu resimlerine bakilirsa, bu cok cok ama buyuk gelisme oleyyy...Umudum kitaplari elinden dusurmedigim gunleri gormekkkk....